Sanat ve Bilgi adıyla başlattığımız ve
uluslararası bir etkinliğe ulaştırmayı
hedeflediğimiz internet dergimiz, yayın
hayatına şimdi sizlere sunduğumuz üçüncü
sayısıyla devam ediyor. Öncelikle, dergimizi
yakından izleyenlere, eleştiri ve desteklerini
esirgemeyenlere ve büyük bir ilgiyle
karşılayan ve sayıları azımsanamayacak
boyutlara ulaşan tüm okuyucularımıza teşekkür
ederiz.
Üçüncü sayımızda yer alan üç yazıdan ilki: bu
satırların yazarına ait olup, "Silivri'nin
Kaybolan Kiliseleri" başlıklı bilimsel
çalışmadır. Bu makalenin, Sanat ve Bilgi
dergisinde yer alış amacı, insanlığın ortak
kültürel ve sanatsal mirasına sahip
çıkılmasının önem ve anlamına işaret ederek;
son yıllarda artarak devam eden
duyarsızlıklarımızın, bir gün bu ülkenin tüm
millî değerlerini hiçe sayan, tarih bilincini
ve öz kimliğini kaybetmiş; her devre ait
tarihî, arkeolojik, doğal ve sanatsal
zenginliklerine karşı en ufak bir merak dahi
duymayan, bencil ve acımasız bir kuşak
yetiştirme tehlikesinin ortaya çıkmış olduğu
gerçeğini bir kez daha seslendirmektir. Bu
gerçek, algılanamıyorsa bu tip konuları,
tekrar tekrar dile getirmek de dergimizin
misyonu içindedir.
Üçüncü sayımızın ikinci yazısı: genç kuşak
sanat tarihçilerimizin en önde gelenlerinden
olan ve Sakarya Üniversitesi'nde Arkeoloji
Bölümü Başkanı olarak görev yapan Doç. Dr.
Engin Beksaç'ın özgün ve çok dikkat çekici
değerlendirmeler yapan bilimsel makalesidir.
"Atlı Ağaç ve Kadın" başlıklı bu değerli
çalışmasını, ilk kez dergimiz kanalıyla bilim
ve sanat dünyasının değerlendirmelerine açtığı
için Engin Beksaç'a teşekkürü bir borç biliyoruz.
Bu ikonografik ve ikonolojik çalışmasıyla Engin
Beksaç, Sanat tarihi ve Türk sanatı tarihi
araştırmalarının açılmak zorunda olduğu yeni
boyutun da temsilcisi olmaktadır.
Üçüncü sayımızın son makalesi ise: hem Çağdaş
Türk Resmi'nin genç kuşak sanatçılarından hem
de sanat tarihi dalında çeviri, kitap ve
makaleleri olan sanat eğitimcisi ve
akademisyen Doç. Dr. Ümran Bulut'un: "Türk
Resminde Kurtuluş Teması" başlığını taşımakta
olup, bu çalışmanın dergimizde yer almış
olması da son derece anlamlıdır.Bilhassa,
içinde bulunduğumuz şartlarda ve günlerde
Atatürk dönemini her yönden irdeleyen ve bizi
biz yapan kavramları gerektiği şekilde her
zaman dile getiren yazılara şiddetle ihtiyaç
duymaktayız. Ümran Bulut'un bu yazısı aynı
zamanda, birçok yönden sanat-bilgi ilişkisine
ve sanatçıların toplumdaki yeri ve önemine ve
sanatın, kültür ve uygarlık sürecindeki hayatî
yerine de gönderme niteliği taşımaktadır.
Son olarak, Sanat ve Bilgi dergisine
yazılarınızla da etkili bir şekilde misyonumuz
çerçevesindeki katkılarınızı beklediğimizi
tekrar vurgularken, geleceğe umutla bakma
kararlılığımızın hiç bir şekilde elimizden
alınamayacağı gerçeğinden hareketle tek
çözümün, herkesin kendine düşen sorumluluğun
bilincine vararak, verimli çaba ve
çalışmalarını sürdürebilmek için hayal
kırıklıklarına kapılmadan, küsmeden ve
küstürülmeden doğru yöne doğru ilerlemesinde
olduğunu hatırlatır ve geleceğini kurma
çabasında olan insanlığın aydınlığa yöneleceği
umudunun hiç bir şekildekaybedilmemesini umarız.